Dünya

Yemen Dışişleri Bakanı Zube'den savaş suçu saydığı Taiz ablukasını kaldırma çağrısı

Yemen Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Afrah ez-Zube, Husilerin Taiz'de sürdürdüğü ablukayı savaş suçu olarak tanımladı. Ablukanın derhal sona erdirilmesi çağrısı yapan Zube, sivillerin gıda, ilaç ve yakıt gereksinimlerinin siyasi baskı ve şantaj için araç haline getirildiğini söyledi.

31 Ekim 20266 dk okuma0 yorum
Yemen Dışişleri Bakanı Zube'den savaş suçu saydığı Taiz ablukasını kaldırma çağrısı
Haberi dinle
Özet hazır
Reklam Alanı · 728×90

Yemen Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Afrah ez-Zube, İran'ın desteklediği Husilerin Taiz şehrine yönelik ablukasının savaş suçu olduğunu söyleyerek, sivil halkın gıda, ilaç ve yakıt gereksinimlerinin siyasi baskı kurmak ve şantaj yapmak amacıyla kullanıldığını dile getirdi. Bahreyn'in ev sahipliğinde gerçekleştirilen IISS Manama Diyaloğu Güvenlik Zirvesi'nde söz alan Zube, Husilerin Taiz'deki ablukasının derhal sona erdirilmesini ve yolların güvenli biçimde, kalıcı olarak ulaşıma açılmasını istedi.

Taiz şehrinde Husiler tarafından sürdürülen ablukayı savaş suçu olarak tanımlayan Zube, sivillerin gıda, ilaç ve yakıt ihtiyaçlarının Husilerce siyasi baskının ve şantajın aracı haline getirildiğine dikkati çekti. Yemen'de devlet kurumlarını yeniden oluşturmanın ve bu kurumların kapasitelerini artırmanın ortak bir sorumluluk olduğunu söyleyen Zube, bölgede kalıcı güvenliğin yalnızca güvenli ve istikrarlı bir Yemen sayesinde sağlanabileceğini belirtti.

Zube, devlet kurumlarına karşı gerçekleştirilen darbenin etkilerinin Yemen'le sınırlı kalmadığını, komşu devletlerin güvenliğine, deniz taşımacılığına ve uluslararası çıkarlara da yansıdığını ifade ederek, dayanışmanın tehditlerin kaynaklarını ortadan kaldırmaya yönelik somut adımlara dönüşmesinin önemini vurguladı. Bölgenin güvenliği için devletlerin egemenliklerine saygı duyulması, ulusal kurumlarının desteklenerek güçlendirilmesi ve uyuşmazlıkların giderilmesinde diplomasi ile diyaloğun öncelemesi gerektiğini söyleyen Zube, ekonomik istikrarın, enerji ve gıda güvenliğinin, sivil halk ile kritik tesislerin korunmasının ve terörizm ile kaçakçılıkla mücadelenin de güvenliğin başlıca bileşenleri olduğunu ifade etti.

Zube, Yemen'le ilgili bütün siyasi süreçlerin Yemen devletinin öncülüğünde yürütülmesi gerektiğini dile getirerek, ülke egemenliği ile çözümün dayandığı temel referansların muhafaza edilmesini, devlet kurumlarının yeniden kurulmasını ve silahların devlet denetimi altında toplanmasını istedi. Dışarıdan yapılan müdahaleler ile devlet otoritesine alternatif oluşturan silahlı grupların desteklenmesinin istikrarı aşındırdığını söyleyen Zube, BM Yemen Uzmanlar Heyetinin 2024 tarihli raporunda Husilere İran, Iraklı silahlı gruplar ve Hizbullah tarafından silah, teknik yardım, eğitim ve mali destek sağlandığına dair bilgilerin bulunduğunu aktardı.

Kızıldeniz ve Babülmendep'te denizlerde güvenliğin sağlanması Kızıldeniz ile Babulmendeb Boğazı'ndaki deniz taşımacılığının güvenliğini Yemen'in istikrarından bağımsız ele almanın mümkün olmadığını söyleyen Zube, kıyıların güvenliğini sağlamanın karadaki güvenlikle başladığını belirtti. Denizlerdeki geçiş rotalarını koruyabilmek için tehdidi doğuran kaynakların bertaraf edilmesi, silah ve finansman akışının kesilmesi, kaçakçılık ağlarıyla mücadele yürütülmesi ve kıyı devletlerinin kapasitelerinin artırılması gerektiğinin altını çizdi.

Reklam Alanı · Yazı İçi 300×250

Zube, silahlı grupların organize suç ağlarıyla kurduğu ilişkilerin oluşturduğu tehlikeye işaret ederek, BM Yemen Uzmanlar Heyetinin 2025 tarihli raporunda Husilerle Somali'deki Eş-Şebab örgütünün silah kaçakçılığı, eğitim ve askeri deneyim aktarımı konularındaki işbirliğinin arttığını gösteren bilgilerin bulunduğunu söyledi.

İstihbarat alışverişinin artırılmasını isteyen Zube, finansman kaynaklarının kesilmesi ve silahlarla askeri uzmanlığın sınırlar arasındaki hareketlerinin takip edilmesi çağrısını yaptı. Sahadan iletilen, zehirli madde taşıdığından şüphe edilen mühimmatların kullanıldığı yönündeki bildirimler üzerine BM'yi derhal soruşturma açmaya davet eden Zube, Aden Uluslararası Havalimanı'na defalarca saldırı düzenlenmesinin sivil havacılık güvenliğini ve insani yardım sevkiyatını tehlikeye attığını belirtti.

Zube, Yemen krizinin bitirilmesi için darbeye son verilmesinin, devlet kurumlarının yeniden oluşturulmasının ve ülkenin tamamında devlet otoritesinin kurulmasının gerekli olduğunu söyleyerek, Yemen'in birliği, egemenliği ve toprak bütünlüğünün Körfez İşbirliği Konseyinin (KİK) girişimi ile uygulama mekanizması, Ulusal Diyalog Konferansı'nın sonuçları ve başta 2216 sayılı karar olmak üzere BM Güvenlik Konseyi kararları temelinde korunması gerektiğini dile getirdi.

Silahlarla birlikte savaşa ve barışa ilişkin kararların da devletin denetiminde bulunmasının gerekliliğini vurgulayan Zube, Yemen'in stratejik konumu, toprakları, kıyıları ve adalarının komşu devletler ile uluslararası deniz ulaşımına tehdit oluşturmak ya da dış gündemlere hizmet etmek için kullanılmasına engel olunması gerektiğini söyledi.

Zube, Yemen hükümetinin devleti yeniden tesis etme mücadelesine devam ettiğini belirterek, "Hükümetimiz, hiç kimseden kendi adına savaşmasını istemiyor." sözlerini dile getirdi. Ortaklarından beklentilerini aktaran Zube, Yemen'in devlet kurumlarının kapasitelerinin artırılması, silah ambargosunun hayata geçirilmesi ve Husilere yönelik silah sevkiyatının kesilmesi için destek istediklerini ifade etti.

Zube, istikrarlı bir Yemen'in Arap dünyasında ve bölgesel çevresinde tekrar etkin rol oynayacağını belirterek, Yemen halkının kendi devletini savunmasının aynı zamanda bölge güvenliğini, deniz geçiş rotalarını ve küresel ticareti savunmak anlamına geldiğinin altını çizdi.

#Güncel#Haberler
İlginizi Çekebilir
Yorumlar (0)
0/500

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.