Haber: Zehra Değirmenci(BURSA) - Bursa Tabip Odası (BTO) Başkanı Ferda Firdin, 104 yıldır hizmet sunan İlker Çelikcan FTR Hastanesi’nin kapatılarak Ali Osman Sönmez Hastanesi’ne taşınmasıyla ilgili, "Artan gereksinime karşılık kapasiteyi küçültmek, yalnızca bugünün hastalarını değil, gelecekte bu hizmete ihtiyaç duyacak insanları da göz ardı etmektir" ifadelerini kullandı.
Temeli 2016’da atılan Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi, geçtiğimiz günlerde hizmet vermeye başladı. 1315 yatak kapasiteli hastanenin açılmasıyla Çekirge Devlet Hastanesi, Dörtçelik Hastanesi, Onkoloji Hastanesi ve İlker Çelikcan FTR Hastanesi kapatıldı. Uzun yıllardır açılması beklenen hastane sevinçle karşılanırken, kapasitesinin nüfusa göre yetersiz olduğu öne sürüldü.
Bursa İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, İlker Çelikcan FTR Hastanesi’nin "Esenlik Merkezi" olarak faaliyet göstereceği bildirildi. Bursa Tabip Odası (BTO) üyeleri, hastanenin kapatılması kararını Bursa İl Sağlık Müdürlüğü önünde protesto etti. BTO Başkanı Ferda Firdin, burada yaptığı konuşmada hastanenin 104 yıldır hizmet verdiğine dikkat çekerek, "Bir hastanenin değeri yalnızca binalarında değil; uzmanlaşmış hekimlerinde, deneyimli sağlık çalışanlarında, bilimsel birikiminde ve kurumsal kültüründedir. Bu birikim, bir başka binaya taşınmakla kendiliğinden korunamaz" dedi.
"İHTİYAÇ ARTTIĞI HALDE KAPASİTENİN AZALTILMASI KABUL EDİLEMEZ"
Bursa’da kamuya ait ve ikinci basamakta hizmet sunan tek müstakil fizik tedavi ve rehabilitasyon dal hastanesinin kapatılmasının, hizmetlerinin ise Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi’ne aktarılmasının planlandığını belirten Firdin, şöyle konuştu: "Bursa ve Güney Marmara’ya hizmet veren bu hastanenin 150 olan yatak kapasitesi, planlanan taşınmayla 102’ye düşürülmektedir.
Bu, mevcut yatakların yaklaşık üçte birinin kaybedilmesi anlamına gelmektedir. Üstelik benzer bir kapasite kaybı, yine Güney Marmara’ya hizmet sunan Bursa Şehir Hastanesinin Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon bölümünde de yaşanmıştır. Burada başlangıçta 150 olan yatak sayısı 100’e düşürülmüş, rehabilitasyon gereksinimlerine uygun tasarlanan tek kişilik odalar başka bölümlere alan açmak amacıyla iki kişilik hale getirilmiştir.
Bu düzenleme, özellikle ağır nörolojik hastaların tedavi ve transferlerini güçleştirirken, enfeksiyon nedeniyle izolasyon gerektiren hastalar için uygun yatak kullanımını da sınırlamıştır. Bursa gibi büyük bir sanayi kentinde iş kazaları, travmatik yaralanmalar ve bunlara bağlı kalıcı işlev kayıpları rehabilitasyon gereksinimini daha da artırmaktadır.
Dünyada rehabilitasyon hizmetlerinin yaygınlaştırılması, erişilebilirliğinin ve niteliğinin geliştirilmesi hedeflenirken, Bursa’da mevcut yatak kapasitesinin ve tedavi alanlarının azaltılması kabul edilemez. Artan gereksinime karşılık kapasiteyi küçültmek, yalnızca bugünün hastalarını değil, gelecekte bu hizmete ihtiyaç duyacak insanları da göz ardı etmektir."
"SAĞLIK HAKKI LÜTUF DEĞİL, HAKTIR"
Söz konusu hizmetlerde yaşanan daralmanın özel sağlık hizmetlerine ulaşabilecek ekonomik gücü bulunmayan vatandaşları daha fazla etkileyeceğini dile getiren Firdin, "Sağlık hakkı, devletin yurttaşlarına sunduğu bir lütuf değil, anayasal güvence altına alınmış temel bir insan hakkıdır. Devletin görevi bu hakkı korumak ve geliştirmektir, kendi eliyle daraltmak değil.
İl Sağlık Müdürlüğü, İlker Çelikcan Hastanesi’nin fiziki ömrünü tamamladığını belirtmektedir. Elbette hastaların, hekimlerin ve sağlık çalışanlarının güvenliği tartışılamaz. Ancak bir binanın güvenliğine ilişkin sorunlar, burada sunulan sağlık hizmetinin azaltılmasını veya hastanenin kalıcı olarak kapatılmasını haklı çıkarmaz" dedi.



